O Belgenin Zanlıları Ortaya Çıkarılsın

03 Kasım 2009 Yazan YARGICH  
Kategori Genel, gazeteler, haber

O Belgenin Zanlıları Ortaya Çıkarılsın
Erdoğan, ‘İrticayla Mücadele Eylem Planıyla’ İlgili Kararlı Tutumunu Bir Kez Daha Ortaya Koydu.

KeyLoger Nedir Ne İşe Yarar

14 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori haber

Keyloger ne ise yarar cogu kisi bilmez ve bizde sizlere bunu aciklayici sekilde anlatma geregi duyduk..Simdik oncelikle sanalda o kadar hacker gibi gorunen ama aslinda hacker olmayan kisiler var Bunlar Keyloger denilen yazilimlari sizin pc lerinize gonderiyorlar ve sizin bilgisayarinizdaki butun onemli evreklari , msnleri, dosyalari, artik ne var ne yoksa sizden habersiz kullanma izni ve kotu amaclar icin kullanabiliyorlar..Bu keyloger denilen yazilimi bulmak cok kolaydir Zaten keyloger ufak bi yazilimdir |Download sitelerinde mevcuttur..Her gelen dosyayi emin olmadiginiz kisilerden geliyorsa Lutfen kabul etmeyiniz.Keylogeri hic bir antispam yada anti virus programlari bulamiyorlar.Bu sekilde hem pc niz hemde siz zarar gorebilirsiniz..
Siz Daha once hic Dosya aldiniz mi ? Peki Keyloger varmiydi icin de ??

Cumhurbaskani Gül’den birlik mesaji

29 Ağustos 2009 Yazan admin  
Kategori Genel, gazeteler, haber

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, farklılıklarımızın birliğimizi tamamlayan zenginliklerimiz olduğunu belirterek, “Bin yıldır bu topraklarda barış içinde yaşayan bir milletiz. Bin yıldır olduğu gibi bundan sonra da kimse bu birlikteliğe zarar veremeyecektir. Yeter ki kendimize güvenmeye devam edelim. En büyük gücümüz olan birlik ve beraberliğimizi koruyalım. Türkiye, istikrarını koruyan, uluslararası alanda ağırlığını sürekli artıran güçlü bir ülke olarak yükselmeye devam edecektir” dedi.

Bugün tarihimizde çok önemli bir günü hep birlikte kutlamanın mutluluğu içerisinde olduklarını ve Başkomutan Atatürk önderliğinde kazanılan 30 Ağustos Zaferi’nin dünya tarihinin sayfalarına altın harflerle yazıldığını ifade eden Gül, “Bu öyle büyük bir zaferdir ki: Asırlardır hür yaşayan bir milletin haykırışıdır. Birlik ve beraberliğimizin önünde hiçbir gücün duramayacağının ispatıdır. Bağımsız ve müstakil olarak sonsuza kadar
bir arada yaşama irademizin en önemli kilometre taşıdır. Büyük fedakarlıklarla yürütülen Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının, Anadolu’nun ebediyyen Türk yurdu olduğunun ilanıdır. Atatürk’ün komutanlık ve liderlik dehasıdır. Millet-Ordu bütünleşmesinin göz kamaştıran sonucudur. Mehmetçiğin cesaret ve kahramanlık destanıdır” dedi.

Atalarımızın bu toprakları canlarıyla, kanlarıyla vatan yaptıklarını ve vatanın her karış toprağı için kadını erkeği, genci yaşlısı, doğulusu batılısı herkesin omuz omuza vererek savaştığını kaydeden Gül, “Bağımsız ve hür yaşamak, vatana sahip çıkmak için hayatlarını ortaya koydular. Yine onlar Yüce Atatürk önderliğinde hep birlikte Cumhuriyeti kurdular ve onu güçlendirdiler. Yakılan yıkılan Anadolu’yu baştan sona yeniden inşa ettiler. Bizlere güzel bir gelecek kurmak, onurlu bir hayat yaşatmak için
gecelerini gündüzlerine kattılar” ifadelerini kullandı.

“Bugün bizler de onların mirasçısı olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Demokrasisini olgunlaştıran, insan hak ve özgürlüklerinde ciddi adımlar atan, ekonomisini güçlendiren Türkiye geleceğe güvenle bakmaktadır” diyen Gül, şunları kaydetti:

“Farklılıklarımız birliğimizi tamamlayan zenginliklerimizdir. Bin yıldır bu topraklarda barış içinde yaşayan bir milletiz. Bin yıldır olduğu gibi bundan sonra da kimse bu birlikteliğe zarar veremeyecektir. Yeter ki kendimize güvenmeye devam edelim. En büyük gücümüz olan birlik ve beraberliğimizi koruyalım. Türkiye, istikrarını koruyan, uluslararası alanda ağırlığını sürekli artıran güçlü bir ülke olarak yükselmeye devam edecektir.”

Dünyanın en güçlü ordularından birine sahip olan Türk Silahlı Kuvvetleri de bölgesinde bir istikrar unsuru olarak, dünya barışına katkılarıyla ülkemizin saygınlığını artırdığını belirten Gül, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin daha da güçlendirilmesi milli çıkarlarımız ve güvenliğimizin de gereğidir.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nda, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk’ü, silah ve dava arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, kanlarıyla, canlarıyla bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve minnetle anıyorum. Büyük Zafer’in 87. yılında, milletimizin, tarihi zaferlerle dolu şanlı Ordumuzun mensuplarının, dünya barışının sağlanmasına katkıda bulunmak için yurtdışında üstün başarıyla görev yapan birliklerimizin Zafer Bayramı’nı en içten duygularla kutluyor, vatandaşlarımıza selam ve sevgilerimi iletiyorum” dedi.

OKKIR iddanamesi bakanlığa verildi

OKKIR IDDİANAMESİ BAKANLIĞA VERİLDİ
04 Ağustos 2009 Salı 18:04
Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı, sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilmesinin ardından hastanede ölen iş adamı Kuddusi Okkır’la ilgili iddianameyi bakanlığa yolladı.

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilmesinin ardından hastanede ölen iş adamı Kuddusi Okkır’ı, tutuklu bulunduğu dönemde ”usulüne uygun muayene yapmadıkları ve muayene sonuçlarını uygun kaydetmedikleri” gerekçesiyle, 15 doktor hakkında açılan davada, mahkemenin reddettiği iddianameyi ”yazılı emir” yoluyla Adalet Bakanlığına gönderdi.

Edinilen bilgiye göre, Tekirdağ Devlet Hastanesinde görevli doktorlar S.T, Ş.T.A, E.A, I.H.T, Ö.M.T, O.T, O.E, H.U, T.E, A.T, B.U, A.G, H.I, S.A. ve Tekirdağ Göğüs Hastanesi doktoru M.M. hakkında, Okkır’ın tedavisinde ihmalleri bulunduğu iddiasıyla yargılanması istemiyle iddianame hazırlanmıştı.

Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporunun olmaması nedeniyle iddianameyi reddetmişti.

Başsavcılık, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin reddettiği iddianameyi, yeniden incelenmesi üzerine, yazılı emir yoluyla Adalet Bakanlığına gönderdi.

-OLAY-

”Ergenekon” soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Okkır, 6 Temmuz 2008 tarihinde hayatını kaybetmişti.

Başsavcılık, Sabriye Okkır’ın, eşi Kuddusi Okkır’ın ölümünün ardından, hastalığının teşhisi konusunda kusurlu oldukları iddiasıyla, haklarında şikayette bulunduğu Tekirdağ Devlet Hastanesi doktorları S.T, Ş.T.A, E.A, I.H.T, Ö.M.T, O.T, O.E, H.U, T.E, A.T, B.U, A.G, H.I, ve S.A ile Tekirdağ Göğüs Hastanesi doktoru M.M. hakkında, ”Usulüne uygun muayene yapmadıkları ve muayene sonuçlarını uygun kaydetmedikleri” gerekçesiyle, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmaları için Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açmıştı.